« Önceki | Sonraki »

9/10/2007

Cemil Meriç Görme Özürlüler Parkı

 

 

Türkiye’de şehrin mekanlarına ad vermek, toplumu siyaseten biçimleme çabasının göstergelerinden birisidir. İlk kez gördüğünüz bir beldede hangi siyasî hareketin etkin ve etkili olduğunu anlamak istiyorsanız, beldenin merkezî yerlerinde şöyle bir gezinmeniz kâfidir. Şehrin ana caddesi zâten “Atatürk” adını taşır. En büyük lisesine “Cumhuriyet”, pazar yerine şehrin kurtuluş günü ad olarak verilmiştir. Geri kalan yerlerde ise siyasî eğilimini rahatça gösterir beldenin yerel yöneticileri. Karşıyaka gibi sosyal demokratların ağırlıklı olduğu bir yerde Olof Palme Anıtı, İç Ege’de Alparslan Türkeş Parkı, tatil beldelerinde Sahil Restaurant, Orta Anadolu’da Buhara mahallesi, İstanbul’da Başakşehir çıkıverir karşınıza. Hatta adlandırmak o denli belirleyicidir ki, SHP’nin Anakent dediğine, Tayyip Erdoğan Büyükşehir der.

Bir beldede, o belde için önemli sayılabilecek kimselerin isimlerini taşıyan mekanlara rastlamak elbette tuhaf bir şey değil. Belde sâkinlerinin bir ortak bilinç etrafında toplanmasını sağladığı için bu durumu yararlı bile sayabiliriz. Fakat gözden ırak tutulmaması gereken, bu adlandırmaların itina ile yapılması zorunluluğudur.

Haliç’in İstanbul’un alamet-i farikası olduğu mâlumdur. Şimdi Ticaret Odasının bulunduğu yerden tâ Alibeyköyüne kadarki şerit, bu şehirde yaşamanın sunduğu imkanlardan önemli bir tanesidir. Şehirleşmenin kıydığı başlıca bölgelerden sayabileceğimiz bu şeritte, hızlı şehirleşmenin izlerine rastlamak mümkündür. Fakat son on yıldır bu şeridin ağaçlandırılması, belki de Büyükşehir belediyesinin en önemli hizmetlerinden birisidir. On yıl önce gündüz vakti bile yürümenin pek akıl kârı sayılmadığı bu bölgede şimdi, gecenin geç saatlerine kadar aileler dolaşabilmekte. Hele de sıcaklardan şikayetçi olduğumuz şu günlerde bu büyük bir nimet.

Yine de, tuhaf bulduğum, sizlerin de öğrenince yadırgayacağınıza inandığım bir adlandırmadan bahsetmek istiyorum. Eminönü’nden gelirken Feneri ve Bulgar Kilisesini geçtikten sonra bir karakol, karakolun hemen yanında da bir park vardır. Park, Büyükşehir Belediyesi tarafından görme özürlü şehir sakinleri için tasarlanmış. Düşünce güzel fakat, parkın adı biraz tuhaf: Cemil Meriç Görme Özürlüler Parkı. Meriç ailesinin bu durumdan haberi var mıdır, bilmiyorum. Fakat Cemil Meriç’i Türk kültür dünyasına kazandırdığı fikir vüs’atiyle tanıyan bir kimse olarak ben, nasıl böyle bir adlandırmaya gidildiğini anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu. Eğer Cemil Meriç ismine yabancı bir kimse olsam, Cemil Meriç’i görme özürlülerin hakları için mücadele etmiş bir eylem adamı sanmam işten bile değil. Acaba Cemil Meriç’in hakim özelliği, hayatının bir döneminden sonra görme yeteneğini yitirmesi midir ki, parka böyle bir ad verilmiştir?

Cemil Meriç, zihnine engel ve kısıt koymamış önemli ve ender Türk düşünürlerindendir. Düşünme üslûbundaki özgünlükten, tecessüsünden ötürü Türkçeye soluk getirmiş Cemil Meriç gibi bir yazarın, ezbere duygularla anılmasını sindirmek elbette mümkün değil. Fakat bu adlandırmada asıl vahim olan, muhafazakarlarca büyük hürmet gören bu isme karşı içi yeterince doldurulmamış bir muhabbetin de söz konusu olması.

Kürşat Bumin “Demokrasi Arayışında Kent” kitabında, Selimiyeyi inşa eden milletin torunlarınca, içi boş ve sacdan mamül minareli mescidler yapılmasını sevgisizliğe bağlar. Muhafazakarlığın bir “düşünce çizgisi” olarak değil de, bir “siyasi tavır” olarak serpilmesinden Türkiye’nin kazançlı çıkmadığı yargısına, şu “Cemil Meriç Görme Özürlüler Parkı” örnek olabilir mi? Bence tastamam durum budur.

 Bir görme özürlüler parkına Cemil Meriç ismini veren kafanın daha ne tür tuhaflıklara imza atabileceği, hayal gücünü biraz çalıştırmakla derhal ortaya çıkabilecektir. Söz gelimi, şu tür adlandırmalar pekala olabilir: “Ahmet Kabaklı Kardiyoloji Merkezi”, “İsmet İnönü Duyma Özürlüler Merkezi”, “Prof. Dr. Zekeriya Beyaz Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi, “Orhan Pamuk Yerli Mallar Sergisi”, “II. Abdülhamit Marangozlar Sitesi”, “Sultan Abdülaziz Güreş Turnuvası”, “Osman Yüksel Serdengeçti Parkinson Araştırmaları Merkezi” Gülünç mü buldunuz önerilerimi? O halde bir zahmet Balattan Feshane’ye yürürken karşılaşacağınız tabelayı okuyuverin: Cemil Meriç Görme Özürlüler Parkı.

  

Necip Fazıl KURT

 

Kaynak: http://www.boyuthaber.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır